YÜRÜYEN KÖŞK
Büyük devlet adamı Atatürk’ün hayatı boyunca belirgin ilgi alanları olmuştur.Bunlar arasında O’nun doğa sevgisi ve çevrecilik anlayışı önemli bir yer tutmaktadır.
O, düşünce ve sevgi adamıdır.Yüzyılların başkentini İstanbul’dan alıp, içe dönük bir bozkır kasabası olan Ankara’ya taşıyarak modern bir kent haline getiren Atatürk; günümüzde çok sözü edilen “şehircilik” ve “çevre” kavramlarına daha o yıllarda ışık tutmuştur.
Her gittiği yerde ağaçlandırmaya önem veren Atatürk’ün Ankara’yı çağdaş bir kent olarak görme arzu ve özlemi, kentin olabildiğince yeşillendirmesi çalışmalarını hızlandırmıştır.Bu anlayışın Ankara’nın imar planında derin izleri vardır.Bunun en belirgin örnekleri; Atatürk Orman Çiftliği, Gençlik Parkı, Hipodrom ve Ankara caddelerinin ağaçlandırılması çalışmalarıdır.
Atatürk’ün doğa sevgisi ve çevre anlayışını en güzel şekilde, Yürüyen Köşk örneğiyle anlatabiliriz.
Atatürk bir gün Yalova’daki yazlık köşküne gider.Köşkün yanında bulunan ulu çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bahçıvanı görür ve derhal müdahale ederek, ağacın dallarını neden kestiğini sorar. Bahçıvanın;ağacın dallarının uzayıp, köşkün duvarına dayandığını ve köşke zarar vereceğini söylemesi üzerine Atatürk, herkesi şaşırtan ve o devirde düşünülmesi bile imkansız olan bir emir verir. Buna göre “Ağacın dalları kesilmeyecek bina kaydırılacaktır.” Görev, İstanbul Belediyesi Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesine verilir.Köşkün temeline kadar toprak kazılarak, bina İstanbul’dan getirilen tramvay raylarının üzerine oturtulur ve raylar üzerinde kaydırılarak, 4.80m. Çınar ağacından uzaklaştırılır.Kaydırılma işlemi 10 Ağustos 1930’da tamamlanır.71 yıl önce gerçekleştirilen bu olay, Büyük Önderin çevre anlayışı ve doğa sevgisinin simgesi olarak tüm insanlığa güzel bir mesaj vermektedir.